19 Haziran 2009 Cuma

Uluslararası Lacan Kongresi

Çok değil bundan 7-8 yıl öncesine kadar böyle etkinlikler sadece akademik camiada ilgi uyandırır, olup bittiği andan sonra bile çok fazla etrafta lafı edilmezdi. Sanırım Habermas'ın da katıldığı Felsefe Kongresi'nden sonra, bu tip kongreler artık sadece aldığı derste iyi not almak için hocasının katıldığı semineri takip etmeye gidip, arkada üfleşen öğrencilerin dışında gençlerin bile ilgi gösterdiği etkinlikler arasına katıldı.



Monokl Dergisi ve İstanbul Fransız Kültür Merkezi'nin beraber düzenlediği bu kongre de bunlara örnek olabilir. Tamamen ücretsiz ve simultane çeviri eşlikli kongre, herhalde en çok Pierre Henri Castel ve Jean-Michel Rabate'nin sunumları (sırası ile "Tanseksüelizm analiz-edilemez midir?" ve "Psikanalizin görevi eleştirmektir, yorumlamak değil" ) ile şenlenecek olsa da; Ahmet Soysal'ın hem moderatör hem de sunumcu olarak katılımı, ve kongrenin Taksim'in göbeğindeki Fransız Kültür Merkesi'nde oluşu belki çoğu insanı Assos'ta denize girme odaklı felsefe buluşmalarından daha çok tahrik edebilecektir. [insert: şüphe > Efes One Love'a öğlenin sıcağında çimlerde buz gibi bira ile katılma isteğinin dizginlenemeyen seksapeli]




25 Şubat 2009 Çarşamba

Türküm, Doğruyum, Entelim!

İstanbul yürü be! Bu kadar etkinliğe kimsenin ömrü yetmez. Artık günler de yetmiyor olsa gerek ki, olsa da görsek tadındaki iki etkinlik aynı günde yine. Ben ikisini de bildireyim de, artık paşa gönüller bilir:

Artık iyice bir tiyatro fenomeni haline gelmiş olan DOT'un, ilk olarak Mark Ravenhill ile başlatmak istediği, ama Ravenhill'in pek açıklanmak istenmese de, bırakın İstanbul'u yakinda dünya üstünde kendisini gören kimseyi bırakmayacak olan rahatsızlığının nüksetmesinden dolayı başlatamadığı "İngiliz Oyun Yazarları DOT'ta Konuşuyor" etinliğinin teoride ikinci, pratikte birinci ayağı bu Cumartesi vuk'u buluyor. Vur, Yağmala, Yeniden! toplamasından bir tek oyun dahi seyretmemiş olsanız dahi orada olmanızın yararı var. Saat 17.00'de başlayacak etkinlik, rezervasyon taleplerinin fazlalığı nedeniyle Pera Müzesi Oditoryumu gibi fantastik bir isme sahip mekana alındı. Mekanın adresi: Meşrutiyet Caddesi No.65 Tepebaşı - Beyoğlu - İstanbul



İkincisi ise, uzun zamandır yapılması beklenen fakat bir türlü gerçekleşemeyen İnci Aral söyleşisi. PEN'in düzenlediği söyleşi, zaman zaman biraz fazla şiirsel ve buğulu bulsam da bana kendisiyle idare edebilmeyi öğretmiş bulunan İnci Aral'la kitapları, yazış süreci ve "hayat" hakkında konuşulmasını hedefliyor. Hayat. İnci Aral'ın en çok bilinen kitapları ise Mor ve Ölü Erkek Kuşlar. Uğur Gürsoy'un Fırat'ını sevip de Türk toplumunda yetiştirilen (özellikle erkek) çocukların ne tramvalarla büyüdüğüne daha basit ve yalın bir şekilde tanık olmuşsanız, belki buna biraz da edebiyat sosu dökülse nasıl olurdu diye düşünmek de istersiniz. O zaman da belki 28 Şubat Cumartesi günü saat 17.00'de, Gala Pera Kültür ve Sanat Merkezi'nde (Ensiz Sokak, Şeref Apt. No:6 Kat:2 Tünel, Beyoğlu) hazır ve nazır bulunmak bile isteyebilirsiniz. (Ben yine de gotik genç kız kapaklı bir kitabının resmini koyayım dedim, ne olur ne olmaz.)